Kaza, kusur ve ceza sorumluluğu
Trafik kazasında bir kişinin yaralanması veya ölmesi, taksirle yaralama ya da taksirle öldürme soruşturmasına yol açabilir. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıştır. Sürücünün sonucu öngördüğü halde gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket ettiği durumlarda bilinçli taksir söz konusu olabilir. Her trafik kuralı ihlali aynı ceza sonucunu doğurmaz.
Kaza tutanağı, kamera görüntüsü, araçların konumu, hız ve fren izleri ile sağlık raporları birlikte ele alınır. Örneğin sürücünün yeşil ışıkta geçtiğini gösteren kayıt, yalnızca taraf anlatımlarına dayanan kusur raporunu değiştirebilir. Sigorta dosyasındaki kusur oranı, ceza mahkemesinin otomatik olarak aynı sonuca varacağı anlamına gelmez. Bilirkişi raporundaki somut hata ve eksiklere karşı görüş sunulabilir.
Şikâyet ve uzlaştırmanın sınırları
Taksirle yaralama genel olarak şikâyete bağlıdır. Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyet gerekir; dava zamanaşımı aşılmamalıdır. Basit yaralama dışındaki, bilinçli taksirle işlenen yaralamalarda şikâyet aranmaz. Taksirle öldürme ise şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle her kazada şikâyetten vazgeçmenin dosyayı kapatacağı söylenemez.
Taksirle yaralamada uzlaştırma gündeme gelebilir; taksirle öldürmede aynı yol uygulanmaz. Alkol veya başka bir nedenle güvenli araç kullanamayacak halde araç sürmek, kaza gerçekleşmese bile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturabilir. İdari para cezası ve ehliyet işlemleriyle ceza soruşturması ayrı sonuçlar doğurur. Yaralanan kişinin ve ölenin desteğini kaybeden yakınların tazminat hakları da ayrıca ele alınır.