SGK kimi, neden sorumlu tutar?

SGK rücu davası, Kurumun sigortalıya veya yakınlarına yaptığı ödemeleri olaydan sorumlu kişilere yöneltmesidir. İşçinin kendi maddi veya manevi tazminat davasından farklıdır. Aynı kazadan doğan iki davada talep edilen zarar ve sorumluluk dayanağı birbirine karıştırılmamalıdır.

İş kazası ve meslek hastalığında işverenin kastı veya sağlık ve iş güvenliği kurallarına aykırı davranışı, Kurumun geri istemine temel olabilir. Örneğin gerekli koruyucusu olmayan makinede çalışan işçinin kazası sonrasında SGK gelir bağlayabilir; daha sonra güvenlik yükümlülüğünü ihlal eden işverene başvurabilir. Yapılan her ödeme, sırf işveren sıfatı bulunduğu için otomatik olarak aynı tutarda geri alınmaz. Kusur, olayla bağlantı ve kanundaki sınırlar belirleyicidir.

Üçüncü kişilere yönelik rücuda da ödemenin türü ve ilgili kanun maddesi ayrı belirlenir. İş kazası gelirindeki sorumluluk ile ölüm sigortasından bağlanan aylığın sorumluluk şartları aynı değildir. Sigortalı çalışmanın süresinde bildirilmemesi, kusur esasından farklı özel sorumluluk doğurabilir. Bu nedenle “kazada kusurum yok” savunması her rücu dayanağını tek başına karşılamaz.

Süre ve savunmanın dayanağı

5510 sayılı Kanuna dayalı Kurum tazminat ve rücu davalarında zamanaşımı on yıldır. Başlangıç, gelir ve aylıkta Kurumun onay tarihi; masraf ve ödemelerde masraf veya ödeme tarihidir. Kaza tarihini bütün ödemeler için ortak başlangıç saymak doğru değildir. Önceki kanun döneminde gerçekleşen olaylar kendi hükümlerine göre ele alınır.

Kaza kaydı, sağlık raporu, kusur tespitleri, gelir bağlama kararı ve yapılan ödemeler talebin dayanağını gösterir. Kurumun hangi ödemeyi hangi hükme dayanarak istediği açıklığa kavuşturulmalıdır. İş kazası veya meslek hastalığıyla ilgili rücu davalarında dava öncesi zorunlu arabuluculuk uygulanmaz.

Sosyal Güvenlik Hukuku alanındaki diğer konular

Resmî kaynaklar