Çalışma kaydının günlük hayata etkisi

Sosyal güvenlik hukuku, sigortalı çalışmanın kayda geçirilmesini ve bu kayıtların emeklilik, sağlık yardımları, iş göremezlik ve yakınların haklarına etkisini kapsar. SGK hizmet dökümünde görünen gün sayısı kadar kazancın doğru bildirilmesi de önemlidir. Eksik gün veya düşük kazanç bildirimi, ileride bağlanacak aylığı ve bazı ödenekleri etkileyebilir.

Örneğin bir işçi tam zamanlı çalıştığı halde ayda yalnızca on gün bildirilmişse, çalışmasının kayda geçirilmesini isteyebilir. Emeklilik başvurusu reddedilen bir kişinin uyuşmazlığı ise farklıdır: sigorta başlangıcı, hizmetleri ve hangi statüden aylık istediği birlikte ele alınır. Bir sağlık raporunun bulunması da malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik gelirinin kendiliğinden bağlanacağı anlamına gelmez.

Her SGK işleminin yolu aynı değildir

Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda genel olarak dava öncesinde SGK'ya başvuru gerekir. Özel kanuni süreler saklı olmak üzere, Kurum altmış gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılır. Hizmet sözleşmesine dayalı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi bu ön başvurunun dışındadır. Bu davalarda işçi alacaklarındaki zorunlu arabuluculuk kuralı uygulanmaz.

İş mahkemesi sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında genel görevli mahkemedir; idari para cezaları ve eski kamu görevlilerinin 5510 geçici 4 kapsamındaki bazı uyuşmazlıkları farklı yargı yoluna tabidir. Prim tahakkuku, idari para cezası ve ödeme emri de birbirinden farklı işlemlerdir. Tebligatın başlığı ve dayanağı, hangi sürede nereye başvurulacağını belirler. Bildirilmeyen ve Kurumca tespit edilmeyen hizmetler için beş yıllık hak düşürücü süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlar. Çalışmanın SGK'ya bildirilmiş veya Kurumca tespit edilmiş olması bu sürenin uygulanmasını değiştirebilir.

Sosyal Güvenlik Hukuku konuları

Bu konudaki hukuk notları

İlgili çalışma alanları

Resmî kaynaklar