Mirasçılık değil, kaybedilen destek

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü nedeniyle onun maddi desteğini kaybedenlerin uğradığı zararı karşılamaya yönelir. Bu hak miras payından ayrıdır. Talepte bulunan kişinin ölenle arasındaki gerçek veya gelecekte beklenen destek ilişkisi gösterilmelidir. Mirasçı olmak tek başına yeterli olmadığı gibi, mirasçı olmamak da her durumda talebi engellemez.

Örneğin düzenli olarak ailesinin kira ve mutfak giderlerini karşılayan kişinin ölümü, geride kalanların hayatında ekonomik kayıp doğurabilir. Ölenin geliri, yaşı, destek verdiği kişiler ve desteğin muhtemel devam süresi hesaplamada etkili olur. Cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi ve kazanç kayıpları ile yakınların manevi tazminat talepleri ayrı kalemlerdir.

Ödemeler ve başvuru koşulları

SGK veya sigortadan alınan her ödeme tazminattan otomatik olarak düşülmez. Ödemenin türü ve sorumlulara geri istenip istenemediği dikkate alınır. 2026 düzenlemesi, destek kaybı hesabında faiz başlangıcını kazancın bilindiği ve bilinmediği dönemler için ayırmış; dava tahkikatı başlamadan yapılan ifa ödemelerinin mahsubuna da özel kural getirmiştir. Bu yeni faiz ve mahsup kuralları, 31 Temmuz 2026'daki yürürlükten sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanır; önceki olaylarda eski hükümler geçerlidir. Ödeme teklifinin yalnızca toplam tutarına bakılarak ibraname imzalanmamalıdır.

Trafik kazasında zorunlu sigortacıya karşı önce yazılı başvuru gerekir; 15 gün içinde cevap verilmez veya cevap talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yolu açılır. Ticari davada arabuluculuk ayrıca zorunludur. Haksız fiil taleplerinde genel süre zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden iki yıl, fiilden on yıldır; daha uzun ceza zamanaşımı istisnası vardır. İş kazası ve kamu hizmetinden doğan ölümlerde aynı süreler ve başvuru yolu otomatik olarak uygulanmaz.

Tazminat Hukuku alanındaki diğer konular

Resmî kaynaklar