Mirası reddetmeden önce

Miras, yalnız ev, arazi veya banka hesabından ibaret değildir; miras bırakanın borçları da mirasçılara geçebilir. Mirası almak istemeyen yasal veya atanmış mirasçı, kural olarak üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine ret beyanında bulunabilir. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

Bu süre içinde yalnız borçları araştırmakla yetinmek veya aile içinde “ben mirası istemiyorum” demek yeterli değildir. Ret düşünülüyorsa önce süre başlangıcı belirlenmeli; miras malları üzerinde işlem yapmadan önce bu işlemin ret hakkına etkisi değerlendirilmelidir.

Bu yazı, mirasçının süresinde beyanla yaptığı gerçek reddi anlatır. Ölüm anındaki ödemeden aciz durumuna bağlı hükmen ret, farklı koşulları olan bir konudur.

1. Miras bırakanın borçları için kendi malvarlığım da risk altında mı?

Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesinde, kanundaki istisnalar saklı olmak üzere, mirasçıların miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu oldukları düzenlenir. Bu nedenle “bana bir mal kalmadı, borç da beni ilgilendirmez” düşüncesi güvenli değildir.

Önce mirasın hangi mal, alacak ve borçlardan oluştuğu belirlenmelidir. Ancak banka ve diğer kurumların yanıtını beklerken ret süresinin durduğu varsayılmamalıdır.

2. Üç aylık süre tam olarak ne zaman başlar?

Yasal mirasçılar bakımından başlangıç, kural olarak miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihtir. Mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edebilenler için bu ayrım ayrıca değerlendirilir. Vasiyetnameyle atanmış mirasçılarda ise miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirilmesi esas alınır.

Kanun üç ay der; bu süreyi her durumda 90 gün olarak hesaplamak doğru değildir. Borcu sonradan öğrenmek de tek başına yeni bir üç aylık süre başlatmaz.

Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa özel başlangıç kuralı vardır: yazımın sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından bildirilmesi dikkate alınır. Önceki bir mirasçının reddi sonucunda yeni mirasçı olunması gibi durumlarda da süre başlangıcı farklılaşabilir. Tarih hesabı, öğrenme ve bildirim belgeleriyle yapılmalıdır.

3. Nereye başvurulur; notere söylemek yeterli olur mu?

Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır; hâkim beyanı tutanakla tespit eder. Süresinde yapılan beyan, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesindeki özel kütüğe kaydedilir. İstenirse reddi gösteren belge verilir.

Mirasın açıldığı yer, miras bırakanın yerleşim yeridir. Başvuru ve tescil yeri değerlendirilirken bu bilgi önemlidir; mirasçının Alaşehir'de yaşaması tek başına mirasın burada açıldığı anlamına gelmez.

Noterden mirasçılık belgesi almak, mirası reddetmekle aynı işlem değildir. Aileye, bankaya veya notere mirası istemediğinizi bildirmeniz de mahkemeye yapılacak ret beyanının yerini tutmaz.

4. Başvuru öncesinde hangi belgeleri hazırlamalıyım?

Kimlik bilgilerinizi, miras bırakanın ölüm ve son yerleşim yeri bilgilerini, mirasçılık ilişkinizi gösteren kayıtları ve varsa mirasçılık belgesini bir araya getirmek yararlıdır. Ölümü veya mirasçılığınızı öğrendiğiniz tarih tartışılabilecekse bunu destekleyen belgeleri de saklayın.

Bunlar bütün dosyalar için değişmez bir zorunlu evrak listesi değildir; mahkemenin istediği bilgi ve kayıtlar somut duruma göre değişebilir. Mirasçı olduğunuz biliniyorsa sırf borç listesi tamamlanmadı diye süreyi son güne bırakmayın.

5. Malları kabul edip yalnız borçları reddedebilir miyim?

Mirasın reddi bu şekilde bölünemez. “Evi alıyorum ama krediyi reddediyorum” veya “yalnız şu borç çıkarsa reddediyorum” biçimindeki açıklamalar, kayıtsız ve şartsız ret beyanı değildir.

Ret kararı yalnız borçtan uzaklaşma yönüyle değil, miras üzerindeki haklardan vazgeçme sonucu bakımından da değerlendirilmelidir. Malvarlığının kapsamı belirsizse farklı koruma ve tasfiye seçeneklerinin uygunluğu ayrıca incelenebilir.

6. Bankadaki parayı çekmek veya miras malını satmak ret hakkını etkiler mi?

Etkileyebilir. Kanun, ret süresi dolmadan tereke işlemlerine belirli biçimlerde karışan, olağan yönetimin veya miras bırakanın işlerini yürütmek için gerekli işlemlerin dışına çıkan; tereke mallarını gizleyen ya da kendisine mal eden mirasçının ret hakkını kaybedebileceğini düzenler.

Bu nedenle miras parasını kişisel ihtiyaçlar için kullanmak veya bir malı kendinizinmiş gibi elden çıkarmak, ret düşüncesiyle birlikte değerlendirilmesi gereken ciddi işlemlerdir. Buna karşılık her koruma işlemi otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz. Zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasını önlemek amacıyla dava açılması ya da icra takibi yapılmasının ret hakkını ortadan kaldırmayacağı da kanunda belirtilmiştir.

7. Ben reddedersem çocuklarım veya diğer mirasçılar da korunmuş olur mu?

Tek bir kişinin reddi, ailedeki herkesin mirası reddettiği anlamına gelmez. Yasal mirasçının payı, kendisi miras açılırken sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Aile yapısına ve diğer mirasçıların durumuna göre çocukların mirasçılığı gündeme gelebilir.

En yakın yasal mirasçıların tamamının reddi ise farklıdır: miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda artan değer varsa hak sahiplerine verilir. Bu yüzden ret kararı yalnız kendi adınıza değil, sonraki mirasçılar üzerindeki etkisiyle birlikte değerlendirilmelidir.

8. Üç ayı kaçırdıysam artık hiçbir yol yok mu?

Gerçek ret bakımından süreyi kaçırmak ciddi sonuç doğurur; süresinde reddetmeyen mirasçı kural olarak mirası kayıtsız şartsız kazanır. Bununla birlikte önemli sebepler varsa sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni süre tanıyabilir. Bu otomatik bir hak değildir; önemli sebep ve somut koşullar incelenir.

Miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, kanundaki hükmen ret düzenlemesi de gündeme gelebilir. Sonradan bir borç bulunması, bu şartların mutlaka gerçekleştiğini göstermez. Hükmen ret, süresinde beyanla yapılan gerçek reddin basit bir “gecikmiş başvuru” biçimi değildir.

9. Mirası reddettiğim hâlde bir ödeme emri gelirse ne yapmalıyım?

Tebligatı ve eklerini saklayın; hangi borç, hangi kişi ve hangi takip türü için gönderildiğini belirleyin. Ret beyanına ilişkin tutanak, tescil kaydı veya belgeyi de dosyayla birlikte değerlendirin.

Mahkemeye yaptığınız ret işlemi ile size yöneltilen takipte kullanılacak itiraz veya savunma aynı işlem değildir. Takip türüne özgü süre ve başvuru yolu ayrıca kontrol edilmelidir; yalnız “zaten mirası reddettim” düşüncesiyle tebligatı cevapsız bırakmayın.

Resmî kaynaklar

İlgili okumalar