Alacak yalnızca taşerondan mı istenir?

Alt işveren ilişkisi, bir işyerindeki yardımcı işin veya kanundaki koşullarla asıl işin bir bölümünün başka bir işverene verilmesidir. Asıl işin bölünerek devrinde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık koşulu aranır. İşi alanın, görevlendirdiği işçilerini o işyerinde aldığı işte çalıştırması da bu ilişkinin unsurlarındandır. Her hizmet alımı kendiliğinden alt işveren ilişkisi oluşturmaz.

Geçerli bir asıl işveren ve alt işveren ilişkisinde asıl işveren, o işyerindeki işle ilgili kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. İşçi, kapsam içindeki alacağının tamamını sorumlulardan talep edebilir; kendi aralarındaki ödeme paylaşımı işçinin hakkını daraltmaz.

Örneğin bir fabrikanın temizlik işinde taşeron şirketin çalışanı olan kişinin ücretinin ödenmemesi halinde, yalnızca maaş bordrosunda adı yazan şirketin sorumluluğu gündeme gelmez. Fabrika ile şirket arasındaki ilişkinin gerçek niteliği ve çalışmanın kapsamı da belirlenir.

Görünüş ile gerçek çalışma farklıysa

İşçilerin haklarını kısıtlamak amacıyla görünüşte kurulan, kanundaki koşulları taşımayan ilişkide muvazaa gündeme gelebilir. Böyle bir durumda alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür. İşe kimin yön verdiği, personeli kimin seçtiği ve işin nasıl yürütüldüğü, yazılı sözleşmenin yanında gerçek ilişkiyi gösterir.

Kamu işyerlerindeki hizmet alımlarında alacak sorumluluğu ile kamu kadrosuna atanma veya farklı personel haklarından yararlanma ayrı konulardır. Hizmet alımı altında çalışmak tek başına kadro hakkı sağlamaz. İşçilik alacağı ve tazminatı davalarında arabuluculuk zorunludur. Asıl işveren ile alt işverenin bulunduğu işe iade uyuşmazlığında, anlaşma için her iki işverenin görüşmeye katılması ve iradelerinin uyuşması gerekir.

İş Hukuku alanındaki diğer konular

Resmî kaynaklar