Hangi uyuşmazlıklar kapsamdadır?

İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davalarında, dava açmadan önce arabulucuya başvuru gerekir. Ücret, fazla çalışma, kıdem ve ihbar tazminatı bu kapsamın yaygın örnekleridir. İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları kapsam dışındadır.

Örneğin işten çıkarılan bir çalışan hem kıdem tazminatını hem de ödenmeyen bayram çalışmalarını istiyorsa, görüşmelerde bu iki talebi açıkça belirtmesi gerekir. “Bütün haklarımı istiyorum” ifadesinin hangi uyuşmazlıkları kapsadığı sonradan tartışma yaratabilir. Tarafların talep ve ödeme kalemlerini açıkça konuşması, anlaşmanın neyi çözdüğünü de anlaşılır kılar.

Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir. Görüşmelere taraflar bizzat veya avukatları aracılığıyla katılabilir. Arabulucu uyuşmazlık hakkında mahkeme gibi karar vermez; tarafların anlaşmasına yardımcı olur. Başvurunun zorunlu olması, anlaşma imzalamanın zorunlu olduğu anlamına gelmez.

Son tutanak ve anlaşmanın etkisi

İşe iade talebinde fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur. Anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılır. Diğer işçilik alacaklarında bu özel iki haftalık dava süresi uygulanmaz; alacağın kendi zamanaşımı dikkate alınır. Başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Arabuluculuğa hiç başvurmadan açılan kapsam içi dava usulden reddedilir. Anlaşma olmazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir. Anlaşmaya varılan konular hakkında yeniden dava açılamaz. Bu nedenle ödeme tarihi, tutarı, kapsanan alacaklar ve işe dönüş varsa onun şartları imza öncesinde açık olmalıdır.

İş Hukuku alanındaki diğer konular

Resmî kaynaklar